ERGENLERDE MADDE KULLANIMI

YAZILARIM

ERGENLERDE MADDE KULLANIMI


ERGENLERDE MADDE KULLANIMI

Madde bağımlılığı, son bir yıl içinde aynı etkiyi alabilmek için giderek artan miktarda madde alımı, aynı miktarda madde alımında belirgin olarak azalmış etki, madde alınmadığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması, kişinin madde alımı üzerinde kontrolünü kaybetmesi, maddenin kişinin hayatında merkezi bir rol oynaması ve kişinin psikolojik, bedensel ve toplumsal işlevselliğinde bozulmanın ortaya çıkması ile ilişkili bir sendromdur.

Madde kötüye kullanımı ise bir yıllık bir süre içinde tekrarlayan biçimde sosyal, yasal sorunlarla ya da fiziksek tehlikeye yol açabilecek şekilde madde kullanımıdır.

Madde bağımlılığında bağımlılığın iki önemli boyutu;

Psikolojik Bağımlılık: madde yoksunluğuna bağlı olumsuz duygudurumu ortadan kaldırmak ve/veya olumlu duygudurumunu ortaya çıkarmak için sürekli ya da aralıklı, maddeye karşı şiddetli bir istek duymak olarak tanımlanmaktadır.

Fizyolojik Bağımlılık: maddenin varlığına, yaptığı etkilere karşı duyulan fiziksel istek ve ihtiyaç olarak tanımlanmaktadır.

Bağımlılık yapan maddeler bakıldığında alkol, opiyatlar (morfin, kodein, eroin, metadon vs.), kokain, kannabis (esrar), amfetaminler (MDMA/ekstaz), sedatif-hipnotikler (bazı antidepresan ve anksiyolitiklerin kötüye kullanımı), halüsonejenler (LSD vs.), inhalanlar/uçucular, anabolik-androjenik steroidler, nikotin ve kafein maddeleri altında sınıflandırmak mümkündür.

Madde kullanımı tüm dünyada olduğu gibi özellikle genç nüfusu yoğun olan ülkemizde başta gençler olmak üzere her bireyi etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutu olan bir sağlık sorunudur. Bağımlılık yapan maddeler ile bireylerin ilk karşılaşması genel olarak çocukluğun sonlarında ve ergenlikte olmaktadır.

Ergenlik dönemi çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasında kimlik oluşturma çabası ile hormonal ve fiziksel değişimlere bağlı bir buhran dönemidir. Bireysel kimlik oluşumunu sağlamak ve bağımsız bir birey ve özerk bir yetişkin olmak için ergenler pek çok davranış deneme eğilimindedir. Aynı zamanda ergenlik döneminde, ergenlerin dürtü kontrol güçlüğü ve sık sık öfke patlaması, tepkisel davranma eğilimi yetişkinlere göre fazla olup sosyal çevre ile ilişkili, kimlik algısı ile ilişkili çözümlenmemiş çatışmalar ve problem çözme becerilerindeki eksiklikler nedenleri ile riskli davranışlara eğilim göstermektedir. Madde kullanımı da bu riskli davranışlardan birisidir.

MADDE KULANIMININ NEDENLERİ

Madde kullanımın nedenlerini bireysel, ailesel ve sosyal nedenler olarak ayırmak mümkündür.

Madde kullanımının bireysel nedenlerinin bazıları aşağıda yer almaktadır.

  • Merak
  • Özgüven eksikliği ve bağımlı kişilik özellikleri
  • Akademik başarısızlık
  • Riskli davranışlara eğilim
  • Ebeveynlerden bağımsız kimlik oluşturma arzusu
  • Farklı olma ihtiyacı
  • Psikolojik sorunlara sahip olma
  • Madde kullanımın ailesel nedenlerinin bazıları aşağıda yer almaktadır.
  • Problemli aile içi iletişim
  • Ebeveyn-ergen arasında yakınlık olmaması
  • Ailede madde kullanımının olması
  • Ailenin aşırı katı ve kısıtlayıcı tutumları
  • Ailenin ilgisiz ve sınır içermeyen tutumları
  • Madde kullanımının sosyal nedenlerinin bazıları aşağıda yer almaktadır.
  • Arkadaşların madde kullanımı
  • Bir gruba aidiyet ihtiyacı
  • Arkadaş grubunun madde kullanımı ile ilişkili tutum ve baskıları
  • Ergenin bağlılık geliştirebileceği ve enerjisini sağlıklı ve sosyal olarak kabul edilebilir bir şekilde yönlendirebileceği ilgi alanlarında eksiklik olması
  • Maddeye kolay ulaşabilme
  • Caydırıcı yasal önlemlerde eksiklik

 

ERGENİN MADDE KULLANIMI OLDUĞUNU NASIL ANLARIZ?

 

Ergenin madde kullanımının olduğuna dair belirtiler fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutta ele alınılabilir. Madde kullanımının fiziksel belirtilerine bakıldığında,

Madde kullanımının sosyal belirtilerine bakıldığında;

  • Titreme, göz ve çevresinde kızarma, uyku düzeninde bozulma, iştah sorunları ani kilo k

     

    aybı, göz yaşarması, burun akıntısı, bulantı, kusma, terleme, yorgunluk vs. sayılabilir. Madde kullanımının psikolojik belirtilerine bakıldığında;
  • Gerginlik, huzursuzluk, anksiyete, panik, ajitasyon, sinirlilik, heyecan, hostilite (düşmanlık), konfüzyon, öfori, depresyon, içe kapanma, artmış ya da azalmış hareketlilik, hızlı duygudurum değişimi, konuşma ve yargılamada bozulma vs. sayılabilir.
  •  
  • Geceleri dışarı çıkma sıklığında artma, sık arkadaş değiştirme, eski arkadaşları ile görüşmeme, yeni arkadaşları ile ailesini tanıştırmama, çok para harcama, sık para isteme, akademik başarıda düşme, içe kapanma, çevre ile iletişimden kaçınma, odasına kapanma, eski ilgi alanlarında daralma, özbakım problemleri vs. sayılabilir.

Ergenlerde madde kullanımının klinik evrelerine bakıldığında ;

Deneysel Kullanım: maddenin etkisi fark edilerek duygudurum değişimi için çeşitli maddelerin denmesidir.

Sosyal Kullanım sosyal ortamlarda madde kullanılarak değişim devam ettirilir ve benzer kişiler ile paylaşılan bir aktivite haline getirilir.

Operasyonel Kullanım: olumsuz duygudurmunu ortadan kaldırmak ya da duygudurumunu olumlu değiştirmek için madde kötüye kullanımı ortaya çıkar.

Bağımlı Kullanım: artık yaşamını devam ettirebilmek ve kendini normal olarak algılayabilmek için maddeye ihtiyaç duyulur.

Yapılan araştırmalarda madde kullanımı olan ergenlerin ilk olarak alkol (bira ve şarap gibi) ve sigara gibi yasal maddeleri denediğini, daha sonra rakı ve viski gibi daha sert içkilere eğilim gösterdikleri, alkol kullanımını esrar ve diğer yasa dışı maddeleri kullanma gibi tutarlı bir seyir gösterdiği belirlenmektedir. Ergenlerde en sık kullanılan madde alkol olup ergenler tarafından en sık kullanılan yasa dışı madde marijuanadır.

AİLELER NELER YAPABİLİR?

Çocuk sahibi olduğumuz dönemde ergenlik döneminin riskli bir dönem olduğu bilgisini göz önünde değerlendirerek çocuk yetiştirme tutumlarımızı şekillendirmek çok önemlidir.

  • dönemlerden itibaren düşünce ve duyguların açık bir şekilde paylaşıldığı, aile üyelerinin çatışmalarını etkili bir şekilde çözebildiği bir iletişim oluşturmak
  • Çocuğa/ergene düzenli zaman ayırmak
  • Davranış değiştirme tekniklerini ebeveynler olarak uygun bir şekilde uygulamak
  • Tutum ve davranışlarımızda tutarlı olmak
  • Demokratik ancak gücün anne ve babada olduğu bir aile içi denge oluşturmak
  • Çocuğa ve ergene aile içinde kabul edildiği ve saygı duyulduğu mesajını iletebilmek
  • Kontrollü olmak ancak baskıcı olmamak
  • Çocuğa küçük yaşlardan itibaren yaşına uygun sorumluluklar vermek
  • Çocuğun küçük yaşlardan itibaren spor, sanat ya da sosyal alanda bir ilgi alanına düzenli yönelimini desteklemek
  • Çocuğun/ergenin beceri ve zeka bölümünü ortaya koyabileceği yönlendirmeler sağlanarak akademik başarıyı arttırma çabasında bulunmak
  • Çocuğun sağlıklı bağlanma geliştirmesine sağlıklı özdeşim modelleri sağlamak
  • Ebeveyn olarak madde kullanımında örnek olmamak. Yasal olan maddelerin kullanımını sonlandırmada güçlük yaşanıyorsa bırakma çabaları vurgulanarak çocuğun yanında madde alımını sonlandırmak
  • Madde kullanımı konusunda konuşmaktan kaçınmamak, korkmamak. Eğer çocuğun/ergenin yanlış bilgisi varsa sakin bir şekilde, konuşması bittikten sonra yeniden bilgilendirmek.
  • Ergenin sosyal ve problem çözme becerilerini arttırmak
  • Çocuğun/ergenin arkadaşları ile tanışmak
  • Çocuğun/ergenin arkadaşlarını eleştirmemek ancak endişelenilen konuları açık bir şekilde paylaşmak
  • Çocuğun/ergenin para harcamasının sınırlandırılması için onlara verilen miktarda sınırlandırma yapılması, ebeveynlerin tutarlı bir şekilde bu kurala uyması
  • Çocuk/ergen bir problemle karşılaştığında çözüm noktasında destekleyici olmak
  • Çocuk/ergenin günlük aktivitelerini düzensiz aralıklarla kontrol etmek
  • Çocuk/ergeninin madde kullanımından şüpheleniliyorsa profesyonel yardım almak