YAZILARIM

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK


OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Obsesyon (takıntılı düşünce) kişinin saçma olduğuna inanmasına karşın zihnine gelmesine engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı ve kendisine yüksek düzeyde anksiyete hissettiren düşünce ve dürtülerdir. Kompülsiyon ise, obsesif düşüncenin yarattığı anksiyeteyi azaltmak için kişinin yapmayı arttırdığı (kontrol kompülsiyonu) ya da yapmaktan kaçındığı (kaçınma kompülsiyonu) davranış ya da zihinsel eylemlerdir. Her insanın zaman zaman takıntılı düşünceleri olabilir ve bu her zaman bir hastalık değildir. Ancak bu obsesyon ve kompülsiyonlar ile uğraşan kişinin günlük işlevselliğini bozuyor, sorumluluklarını yerine getirmesini engelliyor ya da yaşam doyumunu azaltıyorsa (bir değer vermek gerekirse günde 30 dakikadan fazla zamanını alıyorsa) bir patolojiden söz edilebilir. Toplumda yaygınlığı %2-3 düzeyindedir. En sık; -bulaşma obsesyonu ve temizlik kompülsiyonu -kuşku obsesyon ve kontrol kompülsiyonu -dini içerikli obsesyonlar -cinsel içerikli obsesyonlar -simetri/düzen içerikli obsesyonlar -sayma-dokunma-biriktirme kompülsiyonları şeklinde görülebilir. Eğer kendinizde bu belirtileri farkediyorsanız, öncelikle bir psikiyatrist tarafından değerlendirme ve tedavi düzenlemesine eşlik edecek biçimde, bilişsel davranışçı terapi sürecinde birlikte çalışabileceğiniz bir psikoterapiste başvurmanızı öneririm. Piskoterapi süreci, obsesyonel rahatsız edici düşüncelerin neden olduğu sorumluluk algısı ve inancını değiştirme sürecinde maruz bırakma ve tepki önleme çalışmalarını genel olarak içerir. Eğer ki obsesif kompülsif bozukluğun oluşmasında etkili olan travmatik yaşantı varsa, bununla ilişkili eşlik eden diğer terapi yöntemlerinden de faydalanılabilir.